3 Mayıs 2012 Perşembe

Destinasyon Pazarlamasında İşaretler

Mobil cihazlar ile birlikte herkesin her anını fotoğraflar ve videolar ile kayıt altına aldığı bugünler, destinasyonların pazarlanmasına farklı yaklaşımları beraberinde getirmektedir.
Destinasyonların simgeleri önünde tüm tatilciler fotoğraf çekinmek ister. Paris'e giden birisi Eyfel kulesi önünde, İtalya'ya giden Pisa kulesi önünde vb. bu unsurları da içine alacak şekilde bir fotoğraf karesinde yer almak ister.  Tüketiciler haklı olarak gittikleri, gezdikleri, kaldıkları, yemek yedikleri yerleri kayıt altına almak, facebook ve twitter üzerinden paylaşarak bunu ispatlamak istiyorlar. Her kent Paris kadar şanslı olmayabilir. Bu durumda önünde, yanında fotoğraf çekilebilecek açıkça destinasyonu temsil eden işaret, simgeler, yapılar oluşturulmalıdır. Bence bu duruma en uygun örnek Amsterdam'ın bir pazarlama kampanyası kapsamında oluşturulan "i am amsterdam" çalışmasıdır. 


Amsterdam'daki Museumplein alında  Rijksmuseum'un önünde bulunan büyük harflerle (İki metre uzunluğunda 23,5 metre genişliğinde) yazılmış i am amsterdam yazısı kısa sürede kentin simgesi haline geldi. Kenti ziyaret edenlerce bu büyük harflerin önünde, yanında, tepesinde ve çevresinde fotoğraf çektirmek popüler hale geldi. 


Bu çalışma o kadar dikkat çekici oldu ki Amsterdam resmi turizm web sitesi ki ismi de www.iamsterdam.com bu harflerin nerede olduğunu harita üzerinden göstererek açıkladı. Flickr üzerinden basitçe yapılacak bir aramada 7 bin üzerinde sonuç çıktığı görülüyor. Bu hem turistlerin hem de destinasyonun kazandığı bir durum. Turistler psikolojik olarak kayıt altına almak istedikleri yeri açıkça gösteren bir işaretin önünde fotoğraf çekiyor, bunu sosyal ağlarda paylaşıyor. Destinasyon da potansiyel tüketicilerin zihninde karışıklık yaratmayacak şekilde kendini tanıtmış ve/veya hatırlatmış oluyor. Bir resim bin kelimeden daha fazlasını anlatır..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder